ALLAH-U TEALA C.C. BUYURDU Kİ |
|
HZ.MUHAMMED
MUSTAFA SAV. BUYURDU Kİ
|
| TAKLİDİ İMANI BIRAK |
EY MÜSLÜMAN! İMAN ET |
GERÇEK İMANI BUL |
|
ÜLKE VE ŞEHİRLERDE NAMAZ VAKİTLERİ |
|
www.imanzevki.es.tt |
|
|
||
| Allah’ın Koyduğu Kurallar | ||
|
|
||
|
|
||
|
Haramlar ve helaller, günah-mübah, sevab vb. nin
TEK ve biricik kaynağı Kur'an'dır (=Allah sözü). Yani
Kur'an'dan helal ve haramlar çıkarımsanabilir ve başka bir
yol ASLA yoktur (Allah'a şirk olur). Örneğin Ayet şöyle
der: "Namazda Kur'an’dan kolayınıza geleni okuyunuz (kıraat
ediniz). Bu Ayetten "Kıraat=Namazda okumak FARZ" deriz
ve bunun aksini söyleyen din dışı kalır. Ayete yeniden göz
atalım: KIRAAT namazın 12 farzından biridir. Bu farzı dosdoğru
uygulamayan da din dışına itilir (namazı iade ile terslenir). Örneğin
Ayette, "Kur'an'DAN KIRAAT EDİNİZ" diyor. Kur'an'dan
okuyacaksınız. Sübhaneke, Ettehıyyatü vb. okunursa, Kur'an'dan
olmadığı için NAMAZINIZ MAUN ile yüzünüze çarpılır. Farz olan
namazda Kur'an'dan okumaktır. Rabbena atina ve rabbenağfirli”yi Kur’an’dan TIPATIP bulmanız gerekir. "Allahümme rabbenağfirli velilalideyye ve lil mü'minine..." diye TASTAMAM bir Ayet göstermek gerekir. "Allahümme" yok gördünüz mü? “Rabbenağfirli velivalideyye ve lil mü' minine yevme yukımül hisab”. Rabbena Atina'yı o Ayet içinden alıp bulunuz. “Rabbena atina fiddünya haseneten ve fil ahıreti haseneten vekına azabennar”. Yok! Yama biçiminde kullanılmakta. “Allahümme” bir yerden, “Rabbenağfirli” bir yerden, Rabbena Atina bir kombinezon oluşturulmuş. Sübhaneke değişik kombinasyonların bir araya ilahi biçiminde toplanması hatta “celle senaüke” bazen kullanılan bir kombinezon. “Ettehıyyatü (Oturduk) lillahi (Allah ile dizdize)”... Bunun yerini gösteriniz... Bu işleri ekstremlerde arayacağımıza Kur’an'dan kolayımıza geleni okuyalım. Diğerlerini de selam verip namazdan çıkınca "Amin" diye dua ederken okuyalım. “Rabbena”ları ve “Sübhaneke”yi... Bunlar namazı bozar, DUA'yı bozmaz elbette. Bakara 201. “Ve minhüm mey yekulü rabbena atine fid dünya hasenetev ve fil ahırati hasenetev ve kına azaben nar” Eğer "Ve minhüm mey yekulü rabbena atine fid dünya hasenetev ve fil ahırati hasenetev ve kına azaben nar" derseniz, yani başına "Ve minhüm mey yekulü" korsanız “Rabbena atina” olacaktır. Ayrıca bir başka önemli nokta da şu: “Rabbena atina” ve “Rabbenağfirli” İKİ ayrı yerde geçen İKİ AYRI pasajdır. Yani birbirinin devamı, yaması değildir. Bunları namaz içinde ardarda okumayınız. Selam verip namazdan çıktıktan sonra okuyunuz. Önemli olan NAMAZI bozmamaktır. En iyisi kolayımıza gelen bir Ayeti okumaktır. Riske etmeden... Diğerleri ise namazın dışında okunabilir, çünkü dua kapsamındadır. Özellikle "Kul (Hüvellahü ehad gibi) başlayanları KOLAYIMIZDAN kabul etmekteyiz. Böylece FARZ'ın dosdoğrusunu ve sakıncalı olanını size iletmek için bu konuyu açmıştım. Haramları da Kur'an denen tek mercii belirler. Belirteç Allah'ın sözü ve değişmez hükmüdür. Kur'an'da haramlar bellidir tek kelimedir. Harame ve Hurrema. En'am 150. Şunu da söyle: "Allah şunu haram etmiştir diye tanıklık edip duran şahitlerinizi getirin." Eğer tanıklık ederlerse sakın onlarla birlikte tanıklık etme! Ayetlerimizi yalanlayanlarla âhirete inanmayanların keyifleri ardınca gitme! Onlar, kendi Rab'lerine başkalarını denk tutuyorlar. Haram olmayanı haram etmek, EBEDİ CEHENNEMİ SATIN ALMAKTIR. Domuz eti haramdır. Helal diyen dinden çıkar. İçki, kumar ve fal oklarından UZAK DURULMALIDIR; ama bu üçüne HARAM diyen Allah'ı hiçe sayarak bir şirk gibi "Bu da benim haramım" demiş olur ve dinden çıkar. Örneğin içkiliyken ibadet edilir (oruca niyet edilir, namaz kılınabilir, zekat verilir, kelimei şehadet getirilir vs.). Eğer müptelası olunmuş ise ilaçlar da kullanarak Hac edebilir. Bunların, dozajına bağlı olarak, şeytan pisliği olduğu da açıktır. Tahrim 1. "Ey Peygamber! Allah'ın sana helal kıldığı şeyi, eşlerinin hoşnutluğunu isteyerek neden haramlaştırıyorsun?" Evet peygamber kendi sünnetini Allah’a şirk koşamaz. Sünneti Muhammedi ile Sünnetullah asla düello edemezler... Resulullah bu Ayetle azarlanmıştır ve notu kırılmıştır. İçkiyilken namaz kılınabilir ama SARHOŞKEN kılınamaz. Allah dileseydi domuz eti gibi bir kerede yasaklardı. Fakat içkiliyken namaza izin veriyor. Bu Allah mantığına göre "İçkiye HARAMdır " diyen DİNDEN ÇIKAR. Helal midir? Şeytan pisliğidir... Fakat Allah'tan daha çok bilmeye kalkışmayalım... Alim ve Hakim (Hüküm veren, yasakoyucu) sadece Allah'tır... İçki içilmesin. Şiddetle karşıyım ama içilmesin kelimesini ya da sarhoşken namaza durmanın bile HARAM olduğunu söylerseniz, Resulullah'ın eşleriyle aynı fecaate ve afete uğrarız. İsmen=Uzak durmak, fakat HARAM kelimesinin kendisi değil, İsmül Kebir =Büyük günahtır. Büyük HARAM demek değildir. Haram=Haramdır başka bir ikinci kelimeyle anlatılmaz Kur'an'da. Maide 90. Ey iman edenler! Şarap, kumar, dikili taşlar (putlar), fal okları birer şeytan işi pisliktir; bunlardan uzak durun ki kurtuluşa eresiniz. Şarap (Hımar) zaten yanlış kelime. Aslı tüm uyuşturucular ve sarhoşluk vericiler demek, beyni örten demek. Diyelim ki içki olsun, sonra Kumar, fakat (Arapça bilenleriniz hemen görecektir) falokları (Cincilik) ŞEYTAN pisliği diye geçmektedir. Çünkü tümünü değil, SONUNCUSUNU kapsamaktadır. Fal oklarıyla bildirilen ŞEYTAN PİSLİĞİ'dir ve Meyye ne demektir? Ayette Meysır diye geçiyor. Ve Tefsir kurbanı oluverdik şimdiye kadar... O sonuncusu, (Kur'an cinlere de indirildi, Resulullah cinlerin de peygamberidir) CİNLER için ve insanlardan CİNLERE sığınıp da gelecekten haber almaya çalışanlara ve büyü yaptırmak için başvuranları kapsamaktadır. Kumar kelimesi ise "Evdeki bir masa etrafında yemek yiyenler" sayısınca kumar sayılıyor. Fakat toplu bir bahsi müşterek ve kura bunun içinde değil (Kooperatif kurmak, yardım sandığı oluşturmak, kura ile kooperatif mallarını saptamak, eğitime, beden eğitimine ve hazineye yararlı olacak milli piyango vb. de bir katkıdır ve toplu bir bahsi müşterektir). O halde Kur'an Arapçasını ÇOK İYİ BİLENLERCE tevil yapılmalıdır. Örneğin: Aşr (on) asr (Yüz) diyordum. Rekat=2 ve Zekat=12 diyordum. Cemaat (en az iki), Cum'ua (Cuma cemaati 40 kişi). Demek ki dar alanda oynanan (Örneğin dört ya da 6 , 8 vb.) kumar bahsi müşterek değildir, Kur'an'da bildirilen KUMAR bahsi müştereksizdir. İstenmeyen o'dur (Çay parasına oynanan kağıt oyunlarını kumar saymıyoruz, dostluk maçı o). Kelimeleri ayırt etmemiz gerekiyor. Milli Piyango'nun eğitime ve beden terbiyesine katkısı günümüze kadar 46 milyar dolardır. Okullarda spor sahalarını yapan Spor toto vb.dir. Kadınlarla el sıkışmak haram mıdır? Kur'an'da haramlar sayılırken böyle bir şey YAZMIYOR. Tek başvuru kaynağımız Kur'an olduğundan bunu artık tartışamayız bile... (Hiçbirk şeyin eksik bırakılmadığı Kur'an'da herhalde karşıt cinsler arası tokalaşmanın HARAMI atlanmış, pas geçilmiş olamazdı). Bunu sadece Şafii ve Hanbeli mezhebi söylemiştir. Yani mezheb fikridir. Şafiilikte anne-kızkardeş-özkızınız-halanız sizin abdestinizi bozuyor... Şafiilik ve Hanbelilik kadın için "Necis=Pislik" diyor (açıkça ilmihallerinde yazılıdır). Erkek cenazeyi 50 cm; kadını ise 85 cm. derine gömdürüyor. Gerekçesi şöyle :"Kadın pisliktir, cesedi bile çok kokar!". Şimdi bizim chat-room'daki doktorlara soruyorum. İNSAN (Kadın ve erkek değil) cesedi EŞİT HIZDA bakteryel dezentagrasyona uğramaz mı? Bu durumda kadını aşağılayan ve hatta ensest paranoyalar kokan bu sapık mezheblere hak mezhebi falan demeyelim. Köpek=Şeytan diye yazıyorlar ilmihallerine. Bunlar İslamdan değildir, bidattır, inanılmamalıdır. Ne demek yani, ben annemin elini öpeceğim ve ABDEST alacağım. Ne demek bu? Kızım benim elimi öpecek ve namaz abdestim bozulacak! Bırakalım bu işleri artık. Yezidiliğin dört mezhebi var (Aslında Malikilik ve Hanefilik mezheb değil, mezhebleştirilmiş, öyle sunulmuştur). Süfyaniliğin iki mezhebini bize HAK MEZHEBİ diye yutturdular Ve de yuttuk! Hep Ebu Süfyan-Muaviye-Yezid kazandı... Hep Ehli Beyt kaybetti. Şafii ilmihalinde şöyle yazıyor: "Anne-bacı-hala-teyze vb. den sonra tokalaşanlar namaz abdesti alırlar. TERCİHAN BOY ABDESTİ almalıdırlar. "Eğer sizi yanlışlıkla bir köpek yalarsa" BOY ABDESTİ ALMANIZ GEREKİYOR. Buyrun hak mezheblerimizi... Edebali bu işleri böyle yaptı. Ve o Ayeti anımsadınız mı? "İntikamlarını aldılar". Şuara Suresi’nin en sonuncu Ayetleri... Orada bildirilen Edebali ve Yezid'dir. 221. Şeytanların kime ineceğini size haber vereyim mi? 222. Onlar, günaha, iftiraya düşkün olan herkesin üzerine inerler. 223. Onlar, kulak verirler ve onların çoğu yalancıdır. 224. Şairler(e gelince), onlara da sapıklar uyar. 225-226. Onların her vadide şaşkın şaşkın dolaştıklarını ve gerçekte yapmadıkları şeyleri söylediklerini görmedin mi? 227. Ancak iman edip iyi ameller işleyenler, Allah'ı çok çok ananlar ve haksızlığa uğratıldıklarında kendilerini savunanlar müstesna; haksızlık edenler, hangi dönüşe (hangi akibete) döndürüleceklerini yakında bileceklerdir. “Allah'ı çok çok ananlar ve haksızlığa uğratıldıklarında kendilerini savunanlar müstesna; haksızlık edenler, hangi dönüşe (hangi akibete) döndürüleceklerini yakında bileceklerdir”. Oradaki kelime "Haksız iftira atanlara karşı İNTİKAMLARININ alınacağı yazılmıştır (Dünya’da yani tarih boyunca). Şafii, Yezidi vb. de "haksızlık” edenler, hangi dönüşe (hangi akibete) döndürüleceklerini yakında bileceklerdir, bunu öğreneceklerdir. Şeytanların kime ineceğini size haber vereyim mi? "Şeytanlar ŞEYHİ olmayanın ŞEYHİ ŞEYTANDIR diyen ŞEYHLER üzerine inecektir. Allah ve kulu arasına girmeye çalışanlara ŞEYH denmektedir. Onlar laik ilişki olan direkt Allah>>>>KUL bağından nefret ederler. Günah çıkarmaya yeltenmiş müslüman papazlarımızdır. Şeytanlar onların üzerine iner. “Onlar, günaha, iftiraya düşkün olan herkesin üzerine inerler. Onlar, (şeytanlara) kulak verirler ve onların çoğu yalancıdır”. Bunlar ŞEYH-tanlar idi. Bir de Allah ile birlenen, Allah'ı gözüyle gören, Allah'ın bizzat kendisi olan ve Allah ile konuşan Tasavvuf Süfyani softaları (Nirvanacı şairler)da "Onlara da sapıklar uyar". Onlar mürşidi kâmil dümenleriyle köy-vadi gezerler, bal kaymak yerler, altın-servet biriktirirler. Görevleri gezip kandırmaktır. “Onların her vadide şaşkın şaşkın dolaştıklarını ve gerçekte yapmadıkları şeyleri söylediklerini görmedin mi?” Ama bu şairlerin dışında şairler var: Edebali'nin değil; Yesevi'nin şairleri: Yunus Emre, Bektaş, Celaleddin Rumi vb. Onlara Edebali iftira attırdı: Yunus Emre Alevi oldu, Bektaş ise ayyaş, sarhoş edildi. Celaleddin Rumi için ise "Homoseksüel" dedi Edebaliciler. Fakat Osmanlı hanedanına inat, Osmanlı ORDUSU TAM TERSİ idi. "Hu diyelim Hacı Bektaş Veli adına Hu!" diyordu mehteran... "Ancak iman edip iyi ameller işleyenler, Allah'ı çok çok ananlar ve haksızlığa uğratıldıklarında kendilerini savunanlar müstesna; haksızlık edenler, hangi dönüşe (hangi akibete) döndürüleceklerini yakında bileceklerdir”. İşte onlar intikamlarını aldılar... Kendimi bir kadın yerine koydum: Önce pazara gitmem gerekiyordu. Semtin pazarına giderken isteyerek ya da istemeyerek 155 kişi ile çarpıştım. Pazarcı parayı elime sayarken ya da naylon torbayı elime tutuştururken elime değiyordu. Otobüse bindim tam altı erkeğin arasında dikili kaldım. Yüzlerce kere elime "Erkek eli" değdi... Metroya binerken ve ani frenlerde erkeklerin üzerine uçup, ayrıca düşmemek için tutundum. Bana uzatılan ellere tutundum. Üniversiteye gittim, harala gürele öğrencilerle ister istemez değip duruyorduk (okulları bilirsiniz, zıvanadan çıkmış gibidirler). Sonra gün bitti. KADINLARA dokunulmaz, tokalaşılmaz safsatası bir hayaldir. Pratiği yoktur. Pabuç alacak kadın, erkek tezgahtar oturmuş önünde ve giydiriyor. Kuafördeki erkekler de öyle, saçlarla meslekleri gereği oynuyorlar. Folklorda kızlar erkekler elele oynuyorlar. Bazı hastanelere kadın doktoru koymuşlar (Mesture) ve de nöbetçi Acil'de... Sarhoş geliyor alkol komasında yüzlerce promil alkol. "Ben buna el sürmem" diyor. Hastabakıcı baksın diyor. Hastabakıcı taşı gediğine koyuyor: "Siz hangi ERKEK hastaya baktınız ki?"... "Bunu da sarhoş bahanesiyle geçiştirdiniz!" Adam haklı... HEMŞİRE hastayı en mahrem yerine kadar yokluyor, pansumanını yapıyor, hastayı alkol ile temizliyor, gereksiz tüylerini traş ediyor, bunlar ne olacak şimdi? Cehennemde yanacak mıyız? Beni ANNEM doğurdu. Beni ablam büyüttü, bugün ablalar günüdür. Bana babaannem baktı, teyzemin yazlığında kaldım. Kızım ben 80 yaşındayken beni sırtlayıp tuvalete götürdü (vs. Bunlar örnek sadece). Bugün kadınlar günüdür. Eli öpülesi kadınlar günüdür. Bırakın kadınların elini öpeyim. "Haramdır dokunamazsın" demeyin bana! Ellerini öperim tüm kadınlarımızın. Yılda bir kez de olsa “Kadınlar Günü” denmiş. Yarın yine unutulacak... Yine onları sanal alemde diri diri gömeceğiz. İbrahim babamız kadınlara çok önem veriyordu. Zaten ANNE sevgisini (öksüzdü) ararken Allah arayışına girmişti. 13 yaşındaydı ama ARŞ'ı sallıyordu. Sara ve Hacer, iki hanımına çok düşkündü. Hatta Hacer için "Kızkardeşim" gibi bir laf bile etti (7 anlamı var, bu konuya girmeyelim şimdi). İbrahim döneminde 100 yaş şimdiki 60 yaş gibiydi. Erkeğin bir andropozu olmadığından ve sürekli androjen üretimi yapıldığından heryaşta çocuk sahibi olması olasıdır. Nuh 600 yaşındaydı Tufan sırasında, dedesi ona "çocuksun" diyordu. Adem 950 yaşında vefat etti. Ebedi çocuktu ve hiç büyümedi... Ebediyen de büyümeyecek (Safiyullah asla büyümez, hep çocuktur). |
||
BU SİTELERİ ZİYARET ETTİNİZ Mİ
ZİYARETÇİ SAYIMIZ